ABD Savunma Bakanlığı ulusal güvenlik altyapısında üretken yapay zekanın rolünü genişletmek için OpenAI ile yeni bir ortaklık başlatıyor. Plan kapsamında ChatGPT GenAI.mil adı verilen kapalı askeri yapay zeka platformuna entegre edilecek. Platform askeri personelin gizli ağlar içinde güvenli biçimde yapay zeka araçlarıyla çalışabilmesi için tasarlanıyor. Amaç rapor üretimi istihbarat sentezi ve senaryo planlama gibi alanlarda insan analistlere hız ve kapsam avantajı sağlamak. Savunma yetkilileri bu entegrasyonun otonom silah sistemleri üretmek yerine insan karar vericilerin yetkinliğini artırmaya odaklandığını özellikle vurguluyor.
GenAI.mil üzerinden ChatGPT kullanımı ile büyük veri kümelerinin sorgulanması özetlenmesi ve plan taslaklarına dönüştürülmesi hedefleniyor. Klasik süreçlerde saatler süren belge inceleme işleri kısmen otomatikleştirilecek ve analistlerin zamanını üst düzey değerlendirmeye kaydırması bekleniyor. Tüm etkileşimler Savunma Bakanlığına ait kapalı altyapılarda çalışacak ve dış sunuculara veri sızıntısını önlemek için güçlü şifreleme katmanları devrede olacak. Proje daha önce insansız hava aracı görüntülerini işleyen Project Maven gibi yapay zeka girişimlerinden edinilen deneyim üzerine inşa ediliyor ve bu kez daha genel amaçlı bir üretken yapay zeka aracı çekirdek bileşen haline geliyor.
OpenAI nin askeri yaklaşımdaki ince ayarlı dönüşümü ve riskler

OpenAI bugüne kadar askeri uygulamalar konusunda mesafeli bir politika izleyen şirketlerden biri olarak öne çıkıyordu. Şirket tüzüğü silah sistemleri veya yoğun gözetim amaçlı yapay zeka geliştirilmesini dışlıyor. Pentagon ile yürütülen yeni iş birliği ise bu çizgiyi lojistik planlama istihbarat özeti ve eğitim simülasyonları gibi ölümcül olmayan alanlara odaklanarak yeniden tanımlıyor. Resmi açıklamalarda kullanımın savunma ve insani amaçlarla sınırlanacağı afet müdahalesi veya gazilere destek gibi senaryoların da hedef alanlar arasında olduğu belirtiliyor.
Yine de uzmanlar görev kapsamının zamanla genişlemesi ihtimalini önemli bir risk başlığı olarak gösteriyor. Büyük dil modellerinin ikna edici ama hatalı içerik üretme eğilimi askeri bağlamda ciddi sonuçlara yol açabilecek bir kırılganlık olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Pentagon GenAI.mil üzerinde insan denetimini zorunlu tutan doğrulama katmanları ve yapay zekanın güvenilirliği üzerine ek araştırma programları planlıyor. Aynı zamanda eski ve parçalı askeri bilgi sistemlerine modern yapay zeka altyapısını entegre etmek ciddi teknik yükseltmeleri gerektiriyor ve bu da bütçe ve zaman baskısı yaratıyor.
Küresel rekabet dengeleri ve etik tartışmalar

OpenAI ile yapılan savunma odaklı ortaklık küresel ölçekte yapay zeka askeri rekabetini doğrudan etkileyen bir hamle olarak görülüyor. Çin ve Rusya gibi rakip aktörler gözetim sistemleri insansız platformlar ve tahmine dayalı analizler için yapay zekaya yoğun yatırım yapıyor. ABD tarafında ticari yapay zeka şirketleri ile savunma kurumları arasındaki bu tür anlaşmalar NATO müttefiklerinin de yakından izlediği yeni bir entegrasyon modeli oluşturuyor. Aynı dönemde Biden yönetiminin yayımladığı yapay zeka güvenliği kararnameleri yüksek etkili savunma sistemleri için risk değerlendirmelerini zorunlu tutuyor ve GenAI.mil dağıtım sürecini bu çerçeve şekillendiriyor.
Sivil toplum kuruluşları ve dijital haklar savunucuları projeye temkinli yaklaşıyor. Eleştiriler özellikle şeffaflık seviyesi denetim mekanizmaları ve sivil denetime açılan alanlar üzerinde yoğunlaşıyor. Savunma Bakanlığı ise etik kuralların platform mimarisine gömüldüğünü ve uluslararası hukuk ile insan hakları standartlarına bağlı kalınacağını savunuyor. Önümüzdeki dönemde GenAI.mil in yetenek setinin metin analizinin ötesine geçerek görüntü ve video verisini de kapsayacak çok modlu yapay zeka katmanları ile genişlemesi bekleniyor. Bu genişleme askeri verimliliği artırma potansiyeli kadar etik sınırların ve uluslararası normların yeniden tartışılmasını da beraberinde getirecek.