Apple BT yöneticisi Bradley Chambers, yeni bir Dell dizüstü bilgisayar kurarken yaşadığı deneyimin macOS'un güçlü yönlerini yeniden fark etmesini sağladığını söyledi. Günlük işlerinde çoğunlukla Mac kullandığını belirten Chambers, zaman zaman belirli görevler için Windows bilgisayarlara ihtiyaç duyduğunu ancak yeni bir Windows 11 kurulumu sırasında karşılaştığı sürecin beklediğinden daha zahmetli olduğunu ifade etti. Özellikle yalnızca yerel kullanıcı hesabı oluşturmak isteyenlerin gereksiz engellerle karşılaştığını dile getiren Chambers, Microsoft'un kurulum sırasında kullanıcıları sürekli Microsoft hesabıyla oturum açmaya yönlendirdiğini söyledi. Yerel hesap oluşturmanın ise çeşitli geçici yöntemlere başvurmayı gerektirdiğini belirten deneyimli yönetici, Apple'ın ise iCloud hesabıyla giriş yapmayı önerse de bunu hiçbir zaman zorunlu hale getirmediğine dikkat çekti. Ona göre bu yaklaşım, kullanıcıya daha fazla özgürlük sunuyor.
Güncelleme sistemi Apple'a göre daha dağınık ilerliyor
Chambers'ın eleştirdiği bir diğer konu ise Windows ekosistemindeki güncelleme süreci oldu. Yeni kurduğu Dell dizüstü bilgisayarda işletim sistemi güncellemelerinin Windows Update üzerinden yapılırken, BIOS ve donanım yazılımı güncellemeleri için ayrıca Dell'in kendi yazılımının kullanılmasının süreci gereksiz şekilde karmaşık hale getirdiğini belirtti. Birden fazla yeniden başlatma ve farklı güncelleme araçları arasında geçiş yapılmasının hem zaman kaybettirdiğini hem de kullanıcı deneyimini olumsuz etkilediğini savundu. macOS tarafında ise işletim sistemi ve donanım yazılımı güncellemelerinin tek merkezden yönetildiğini hatırlatan Chambers, Apple'ın donanım ve yazılımı birlikte geliştirmesinin önemli avantajlarından birinin de bu bütünleşik yapı olduğunu söyledi.
Varsayılan uygulamalar ve gereksiz yazılımlar eleştirildi
Windows 11'in kurulum sonrası sunduğu varsayılan içerikler de Chambers'ın dikkat çektiği noktalar arasında yer aldı. Yeni kurduğu iş bilgisayarında Xbox uygulaması, LinkedIn uygulaması ve haber akışı gibi birçok servisin hazır şekilde gelmesini gereksiz bulan Chambers, kurumsal kullanıma yönelik bir cihazın mümkün olduğunca sade başlaması gerektiğini ifade etti. macOS'un bu konuda çok daha temiz bir başlangıç sunduğunu belirten Chambers, Apple'ın varsayılan kurulumunda kullanıcıyı gereksiz uygulamalarla karşılamadığını, masaüstüne eklenen hava durumu bileşeninin bile kolayca kaldırılabildiğini söyledi. Ona göre özellikle kurumsal BT ekipleri için sade ve kontrol edilebilir bir başlangıç ortamı büyük önem taşıyor.
Kurumsal cihaz yönetiminde Apple'ın avantajlı olduğunu savunuyor
Yıllardır binlerce Mac ve iPad yönettiğini belirten Chambers, Apple'ın kurumsal cihaz yönetimi konusunda önemli bir olgunluğa ulaştığını düşünüyor. Çalışanlara kutusundan yeni çıkan bir Mac'in teslim edilip yalnızca internete bağlanarak otomatik şekilde şirket politikalarına uygun biçimde yapılandırılabilmesinin büyük kolaylık sağladığını ifade etti. Bu süreçte gereksiz uygulamaların yüklenmediğini ve cihazların güvenli biçimde kullanıma hazır hale geldiğini söyleyen Chambers, Apple'ın kapalı ekosistem yaklaşımının BT ekiplerinin işini önemli ölçüde kolaylaştırdığını belirtti. Windows tarafında ise benzer bir deneyimin hâlâ çok daha fazla manuel işlem ve farklı araç gerektirdiğini savunan Chambers, her iki platformu kullanan biri olarak macOS'un kurumsal dağıtım ve yönetim konusunda hâlâ önemli bir avantaj sunduğu görüşünü dile getirdi.