Samsung’un 2nm üretim sürecinde ulaştığı yaklaşık %55 verim oranı teknik olarak önemli bir ilerleme. Geçtiğimiz yıl bu oran %20 civarındaydı ve kısa sürede sağlanan bu artış, mühendislik açısından ciddi bir gelişim anlamına geliyor.
Ancak yarı iletken sektöründe %55 verim hâlâ oldukça düşük kabul ediliyor. Bu oran, üretilen çiplerin neredeyse yarısının kullanılamadığı anlamına geliyor. Üstelik paketleme ve diğer üretim kayıpları da eklendiğinde, ticari olarak değerlendirilebilen çip oranının yaklaşık %40 seviyelerine düştüğü belirtiliyor.
Üretim devam ediyor: neden?
Samsung’un bu seviyede üretime devam etmesi ilk bakışta riskli görünebilir. Ancak şirketin burada stratejik bir tercih yaptığı anlaşılıyor. Üretim hattını aktif tutmak, deneyim kazanmak ve süreci olgunlaştırmak için düşük verimle bile üretime devam ediliyor.
Bu ilerlemede özellikle kripto madenciliği donanımı üreticilerinin etkisi büyük. Canaan ve MicroBT gibi firmalardan gelen siparişler, Samsung’un üretim süreçlerini test etmesine ve geliştirmesine katkı sağladı.
Rakip farkı: TSMC önde gidiyor
Samsung’un en büyük rakibi TSMC ise aynı 2nm sürecinde %60 ila %70 arasında verim oranlarına ulaşmış durumda. Bu fark, büyük teknoloji şirketlerinin neden hâlâ Samsung’a mesafeli yaklaştığını açıklıyor.
Özellikle Apple, NVIDIA ve AMD gibi devler, yüksek hacimli üretim için daha stabil ve verimli üretim süreçlerini tercih etmek zorunda. Bu nedenle Samsung’un mevcut verim oranları, bu müşterileri ikna etmek için yeterli görünmüyor.
Qualcomm kararsız, Tesla kritik rol oynayabilir
Sektörde dikkat çeken bir diğer gelişme ise Qualcomm cephesinde yaşanıyor. Şirketin 2nm üretim için Samsung yerine TSMC’ye yönelme ihtimali konuşuluyor. Bu da Samsung’un müşteri portföyü açısından risk oluşturuyor.
Öte yandan Tesla için üretilecek AI6 otonom sürüş çipleri, Samsung açısından kritik bir test olacak. Bu projenin başarılı olup olmaması, şirketin 2nm sürecindeki geleceğini doğrudan etkileyebilir.
Güven problemi ve stratejik baskı
Samsung’un karşı karşıya olduğu en büyük sorun yalnızca teknik değil, aynı zamanda güven meselesi. Büyük müşteriler, yalnızca teknik kapasiteye değil, aynı zamanda üretim sürecinin istikrarına ve sürdürülebilirliğine de bakıyor.
Şirketin şu anki yaklaşımı, verim oranları henüz ideal seviyeye ulaşmamış olsa bile üretimi sürdürmek yönünde. Ancak bu strateji uzun vadede iki farklı sonuca yol açabilir: ya süreç hızla olgunlaşarak Samsung’u yeniden rekabetçi konuma getirecek ya da müşteri kaybı nedeniyle pazar payı daha da daralacak.
Samsung’un 2nm sürecindeki bu kritik dönem, yalnızca şirketin değil, tüm yarı iletken endüstrisinin güç dengelerini etkileyebilecek bir eşik olarak görülüyor.