Laboratuvar üretimi beyin dokuları yapay zekaya yeni kapı açtı

Laboratuvarda büyütülen minik beyin dokuları düşünmüyor. Bilinçleri yok. Ama klasik bir yapay zeka problemini çözebiliyor. Evet yanlış okumadın...
Laboratuvar üretimi beyin dokuları yapay zekaya yeni kapı açtı

Laboratuvarda büyütülen beyin dokusunun klasik bir yapay zeka problemini çözebilmesi kulağa bilim kurgu gibi geliyor ama olan tam olarak bu. Kaliforniya Üniversitesi Santa Cruz ekibi fare kök hücrelerinden yetiştirilen kortikal organoidleri bir simülasyona bağlayarak kontrol mühendisliğinin en bilinen testlerinden birini canlı sinir dokusuna çözdürüyor. Bahsettiğimiz test “araba direği problemi”. Yapay zeka eğitiminde yıllardır kullanılır. Hareket eden bir platform var ve üzerinde sallanan bir direk bulunuyor. Amaç direği dik tutmak. Sistem kararsız olduğu için en küçük gecikme ya da hatalı tepki çöküşle sonuçlanıyor. Bu yüzden klasik bir öğrenme ve denge sınavı sayılıyor.

Araştırmacılar organoidlerin elektriksel aktivitelerini sanal ortama aktarıyor. Sinir hücrelerinden gelen sinyaller dijital arabanın hareketini belirliyor. Yani biyolojik bir doku doğrudan bir kontrol görevine bağlanıyor. Asıl kritik nokta geri bildirim mekanizması. Performans düştüğünde belirli nöronlara yüksek frekanslı uyarım gönderiliyor. Bu uyarım bir tür düzeltici sinyal gibi davranıyor.

Sonuçlar ilginç. Uyarlanabilir geri bildirim alan organoidler denemelerin neredeyse yarısında başarılı kontrol sağlıyor. Rastgele uyarılan ya da hiç geri bildirim almayan gruplara göre ciddi fark var. Bu da canlı sinir ağının dış uyaranlara göre yeniden organize olabildiğini gösteriyor. Yani burada basit bir elektrik tepkisinden fazlası var. Yapısal bir adaptasyon söz konusu. Ama iş hafızaya geldiğinde tablo değişiyor. Organoid yaklaşık 45 dakika dinlendirildiğinde elde edilen performans kayboluyor. Sistem tekrar başlangıç seviyesine dönüyor. Bu durum kısa süreli plastisite olduğunu ama uzun süreli sinaptik güçlenmenin oluşmadığını düşündürüyor. Başka bir deyişle sistem o an için adapte olabiliyor ama deneyimi saklayamıyor.

Bu çalışma biyolojik bilgisayar üretme girişimi değil. Araştırmacılar özellikle bunu vurguluyor. Amaç beynin nasıl şekillendiğini anlamak. Sinir ağları hangi tür geri bildirimle kalıcı değişim geçiriyor. Hangi koşulda geçici kalıyor. Bu sorular nörodejeneratif hastalık araştırmaları açısından kritik. İşin heyecan verici tarafı şu. Yapay zeka ile biyolojik zeka arasındaki çizgi ilk kez bu kadar somut bir deneyde temas ediyor. Dijital bir problem canlı bir sinir dokusuna çözdürülüyor. Ama hâlâ arada dev bir fark var. Silikon tabanlı yapay zeka bilgiyi depolayabiliyor. Bu organoid ise anlık uyum sağlıyor ama hatırlamıyor.

Ve bilim şu an tam bu sınırda duruyor. Adaptasyon var. Kalıcılık yok. Şimdi asıl soru şu. Bu geçici değişimi uzun süreli hafızaya dönüştürmek mümkün mü. Eğer cevap evet olursa sinir bilimi başka bir faza geçer.

Yorum Yaz

Yorumun minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Yorumlar