Samsung tarafından geliştirilen Galaxy S26 Ultra, ABD merkezli Consumer Reports sıralamasında 88 puan alarak birinci sıraya yerleşti.
Rakibi Apple’ın iPhone 17 Pro Max modeli ise 86 puanla ikinci sırada kaldı.
Consumer Reports gibi katı değerlendirme kriterlerine sahip bir platformda 2 puanlık fark, cihazlar arasında ciddi bir performans ve kullanıcı deneyimi farkına işaret ediyor.
Üst üste üç yıl liderlik
Samsung’un başarısı tek seferlik değil. Şirket:
- Galaxy S24 Ultra
- Galaxy S25 Ultra
- Galaxy S26 Ultra
modelleriyle üç yıl üst üste zirvede yer aldı.
Önceki iki modelin 87 puan aldığı düşünüldüğünde, S26 Ultra’nın 88 puana ulaşması Samsung’un her yıl performansını artırdığını gösteriyor.
Pil ömrü en büyük farkı yarattı
Galaxy S26 Ultra’nın öne çıkmasındaki en önemli faktörlerden biri pil performansı oldu. Cihaz, Consumer Reports testlerinde:
- 51.5 saatlik kullanım süresi
ile ilk 30 cihaz arasında en yüksek pil performansını sunan model olarak öne çıktı.
Bu sonuç, özellikle günümüzde birçok amiral gemisi telefonun incelik ve performans odaklı tasarımlar nedeniyle pil ömründe geri kaldığı düşünüldüğünde önemli bir avantaj sağlıyor.
Küresel pazarda da benzer sonuçlar
Galaxy S26 Ultra yalnızca ABD’de değil, Avrupa’da da güçlü performans sergiliyor. Cihaz:
- İngiltere
- Fransa
- İtalya
- İspanya
gibi ülkelerde de tüketici sıralamalarında üst sıralarda yer aldı.
Samsung’un farklı bölgelerde farklı pazarlama stratejileri uygulamasına rağmen donanım tarafındaki tutarlılık, bu başarının temel nedeni olarak görülüyor.
iPhone 17 Pro Max hâlâ güçlü ama geride
iPhone 17 Pro Max’in 86 puan alması, cihazın hâlâ üst düzey bir amiral gemisi olduğunu gösteriyor. Ancak Samsung’un son üç yıldır istikrarlı şekilde zirvede kalması, rekabette dengelerin değiştiğine işaret ediyor.
Özellikle pil ömrü ve genel performans optimizasyonu tarafında Samsung’un öne geçtiği görülürken, Apple’ın bu farkı kapatmak için yeni nesilde daha agresif iyileştirmeler yapması gerekebilir.
Samsung’un bu istikrarlı yükselişi, akıllı telefon pazarında liderliğin artık sadece marka gücüyle değil, sürekli donanım ve kullanıcı deneyimi geliştirmeleriyle belirlendiğini açıkça ortaya koyuyor.