Bulgular Matter dergisinde yayınlandı ve polimer güneş pillerinin ticarileşme yolundaki en önemli engellerden biri olan kararlılık sorununa somut bir çözüm sunuyor.
Polimer güneş pilleri neden öne çıkıyor

Polimer güneş pilleri hafiflik, esneklik ve çözeltiyle işlenebilirlik gibi üstünlükler sunuyor. Bu özellikler onları esnek ve taşınabilir enerji sistemleri için son derece cazip kılıyor. Ancak yetersiz çalışma kararlılığı ve düşük verimlilik bu teknolojinin uzun yıllar boyunca ticari uygulamalarını sınırladı. Araştırmacılar bu sorunu aşmak için polimerik alıcıların fotokimyasal zayıflıklarını derinlemesine inceledi. Ekip polimer zincirlerini çözerek ve düzenli moleküler paketlemeyi teşvik ederek hem verimliliği hem de kararlılığı artırmayı başardı. Elde edilen cihazlar yüzde 19,1 güç dönüşüm verimliliğiyle sektörde dikkat çekici bir eşiği aştı. Tahmini kullanım ömrü ise 100.000 saatin üzerine çıkıyor.
Küçük moleküller sorunu çözdü

Araştırma ekibi polimerik alıcının zayıf fotostabilitesinin ardındaki mekanizmayı da ortaya koydu. Küçük moleküllü alıcılarda yaygın olan ADA bağlantısındaki zayıf C-C bağına ek olarak polimerik alıcıların tekrarlayan birimler arasında ekstra bir zayıf bağ taşıdığı tespit edildi. Bu durum daha düşük fotokimyasal kararlılığa yol açıyordu. Ekip küçük moleküllü alıcıları polimerik matrislere karıştırarak zincir dolaşmasını azalttı ve serbest hacmi düşürdü. Bu yöntem moleküler paketlemeyi iyileştirirken hem fotokimyasal hem de termal kararlılığı artırdı. Araştırmanın ortak yazarı Tao Wang bu stratejinin fotoaktif katman içindeki serbest hacmi azaltırken aynı anda yük taşınımı için verimli yollar oluşturduğunu açıkladı. Sonuç olarak ultra kararlı esnek cihazlar için hem kararlılık hem de yük taşıma kapasitesi önemli ölçüde yükseldi.
Ticari uygulamalar için yol açılıyor

Araştırma ekibi bu bulguların uygulanabilir organik fotovoltaik malzemeler ve cihaz mimarileri için somut bir yol haritası sunduğunu savunuyor. Polimer güneş pillerinin sürdürülebilir ve dağıtılmış enerji sistemlerinde kullanılabilmesi için güç dönüşüm verimliliği ve çalışma kararlılığının artırılması şart. Bu çalışma organik yarı iletkenlerin moleküler ve morfolojik yapılarının cihaz ömrünü nasıl belirlediğini aydınlatıyor. Esnek organik fotovoltaiklerin ticarileştirilmesine yönelik pratik bir yol sunan bu araştırma sektörde yeni bir referans noktası oluşturuyor. Wuhan Teknoloji Üniversitesi ekibinin geliştirdiği yöntem yalnızca laboratuvar başarısı olarak kalmayıp endüstriyel ölçekte uygulanabilir bir çerçeve ortaya koyuyor. Güneş enerjisi teknolojilerinde esneklik ve dayanıklılık bir arada sunulabildiğinde pazar potansiyeli önemli ölçüde genişleyecek.