Yıllardır tarayıcı tarafında büyük bir alışkanlık döngüsü var. Windows tarafında Chrome macOS tarafında ise Safari çoğu kullanıcı için varsayılan tercih haline gelmiş durumda. Ancak bu iki tarayıcı da zamanla bazı sorunları beraberinde getiriyor. Chrome tarafında yüksek bellek tüketimi ve veri takibi öne çıkarken Safari ise Apple ekosisteminin dışına çıkıldığında ciddi kısıtlamalar yaratıyor. İşte Arc Browser tam olarak bu boşlukta devreye giriyor.
Arc ilk açıldığında klasik tarayıcılardan oldukça farklı bir yapı sunuyor. Yatay sekmeler yok. Onların yerine ekranın sol tarafında dikey bir kenar çubuğu bulunuyor. Bu küçük gibi görünen değişiklik aslında günlük verimliliği ciddi biçimde etkiliyor çünkü açık olan tüm sekmeleri aynı anda görmek mümkün hale geliyor. Onlarca sayfa açık olsa bile hangisinin nerede olduğu anında fark ediliyor.
Dikey sekmeler verimliliği gerçekten artırıyor
Arc’ın en güçlü taraflarından biri sekme mantığını tamamen yeniden ele alması. Sekmeler geçici ve kalıcı olarak ayrılıyor. Sürekli kullanılan siteler sabitleniyor ve adeta bir uygulama gibi davranıyor. Gün içinde açılan rastgele bağlantılar ise geçici alanlarda kalıyor ve iş bittikten sonra tek hareketle temizlenebiliyor. Bu yapı özellikle araştırma yapanlar yazı yazanlar ve aynı anda birçok sekmeyle çalışanlar için büyük rahatlık sağlıyor. Tarayıcıda karmaşa oluşmuyor. Her şey kontrollü ilerliyor. Bu da fark edilmeden ciddi bir zaman kazancı yaratıyor.

Arc yalnızca macOS için değil Windows iOS ve Android tarafında da kullanılabiliyor. Arc Sync sayesinde alanlar klasörler ve sabitlenmiş sekmeler tüm cihazlarda aynı şekilde senkronize ediliyor. Bu noktada Arc’ın Safari’ye göre önemli bir avantajı ortaya çıkıyor çünkü Apple dışındaki cihazlarda da aynı düzen korunabiliyor. Bir bilgisayarda yarım kalan iş başka bir cihazda kaldığı yerden devam edebiliyor. Bu durum özellikle birden fazla cihaz kullananlar için günlük akışı ciddi biçimde hızlandırıyor.
Önizleme ve bölünmüş ekran özellikleri işi hızlandırıyor
Arc’ın önizleme sistemi tarayıcı deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sabitlenmiş bir sayfa üzerinde çalışırken başka bir bağlantıya tıklandığında yeni sekme açılmıyor. Bunun yerine küçük bir önizleme penceresi geliyor. İş bittikten sonra kapatılıyor ve ana sayfaya anında geri dönülüyor. Buna ek olarak bölünmüş ekran özelliği sayesinde iki farklı site aynı anda tek pencere içinde kullanılabiliyor. Bu özellikle araştırma yaparken kaynak karşılaştırırken ya da içerik üretirken büyük kolaylık sağlıyor. The Browser Company artık Arc yerine Dia adlı yeni tarayıcısına odaklanmış durumda. Ancak bu Arc’ın terk edildiği anlamına gelmiyor. Tarayıcı hâlâ güvenlik güncellemeleri almaya devam ediyor ve Chromium altyapısı sayesinde güvenli kalıyor. Aslında birçok kullanıcı için bu durum bir avantaj. Çünkü Arc artık sürekli değişen bir yapıya sahip değil. Bugün kullanılan düzen yarın bozulmuyor. Alışılan sistem sabit kalıyor ve bu da uzun vadeli kullanımda ciddi bir konfor sağlıyor. Chrome ve Safari yıllardır standart kabul ediliyordu ancak Arc Browser bu düzeni sessizce bozmuş durumda. Daha düzenli daha kontrollü ve daha üretken bir tarayıcı deneyimi arayanlar için Arc şu anda fazlasıyla güçlü bir alternatif olarak öne çıkıyor.