2025’in sonundan itibaren teknoloji dünyasında fiyat artışları ciddi şekilde konuşulmaya başlandı ve artık kimse bunun geçici bir dalga olduğunu düşünmüyor. Parça maliyetleri yükseliyor üretim giderleri artıyor lojistik masrafları kabarıyor ve tüm bunlar doğal olarak cihaz fiyatlarına yansımak istiyor. Ancak iş akıllı telefonlara geldiğinde durum biraz farklı ilerliyor çünkü pazarda öyle baskın bir lider var ki kimse onun izni olmadan rahat rahat zam yapamıyor. Android tarafındaki üreticiler maliyetler artsa bile fiyatları bir anda yükseltemiyor çünkü karşılarında küresel standardı belirleyen dev bir rakip bulunuyor. Son satış listelerine bakıldığında en çok satan ilk on modelin büyük bölümünü tek bir markanın domine ettiği açıkça görülüyor. Bu da diğer üreticilerin elini kolunu bağlıyor. Kısacası bugün telefon fiyatlarının neden hâlâ nispeten sakin kaldığını merak ediyorsan cevabı oldukça basit çünkü iPhone hâlâ pazarın pusulası konumunda.
Gerçek şu ki iPhone dünya genelinde en çok arzu edilen telefon olmaya devam ediyor ve fiyatı kısa vadede artmayacak gibi duruyor. Son çıkan iPhone 17 serisi piyasaya sürüleli çok olmadan milyonlarca adet satıldı ve böyle bir momentum varken fiyat artırmak ticari açıdan pek mantıklı görünmüyor. Bu yüzden Android üreticileri de mecburen beklemede kalıyor. Samsung Xiaomi Oppo Honor gibi markalar temel fiyatları geçen yılki seviyelere yakın tutmak zorunda. Çünkü eşdeğer bir iPhone’dan daha pahalı bir Android model sunmak kendi ayağına sıkmak anlamına gelir. Android dünyasının en sadık hayranları bile böyle bir hamleyi savunamaz. İşte tam da bu nedenle 2026’nın büyük bölümünde telefon fiyatlarında ani sıçramalar beklenmiyor.
Zamlar gizli geliyor depolama ve kampanyalar değişiyor
Ancak bu durum her şeyin aynı kalacağı anlamına gelmiyor çünkü üreticiler farklı yollarla maliyetleri kullanıcıya yansıtmaya hazırlanıyor. Öncelikle yıllardır alıştığımız “aynı fiyata iki kat depolama” kampanyalarının bu sene yapılmama ihtimali oldukça yüksek. Yani temel model fiyatı değişmese bile daha fazla depolama isteyen kullanıcılar ekstra ödeme yapmak zorunda kalacak. Ayrıca büyük lansmanlarda sunulan agresif ön sipariş hediyeleri de yavaş yavaş ortadan kalkabilir. Bu da görünürde zam yokmuş gibi dursa bile toplam harcamanın artması anlamına geliyor. Özellikle Galaxy S26 serisinde büyük donanım sıçramaları beklenmemesinin sebebi de tam olarak bu. Üreticilerin yeni bileşenlere yatırım yapacak bütçesi kalmadı çünkü kâr marjları zaten ciddi baskı altında.

Yeni Slim modeller ya da Pro varyantlar konuşulsa da gerçek tablo oldukça sade çünkü firmalar maliyetleri kontrol altında tutmaya çalışıyor. Büyük yenilikler yerine küçük dokunuşlarla yol almaya hazırlanıyorlar. Bu da tüketici için “aynı telefon biraz farklı isimle” döneminin devam edeceği anlamına geliyor. Asıl kırılma noktası ise bir sonraki iPhone neslinde yaşanacak. Çünkü Apple fiyat artırdığı an zincirleme reaksiyon başlayacak. O gün geldiğinde Android tarafı da mecburen peşinden gidecek. Ta ki o zamana kadar herkes mevcut düzeni korumaya çalışacak.
Yapay zekâ yatırımları çip fiyatlarını uçururken üreticilerin tedarikçilere ödediği rakamlar da her geçen ay artıyor. Buna rağmen kimse ilk zam yapan olmak istemiyor. Çünkü piyasada algıyı kim yönetirse oyunu da o kazanıyor. Apple fiyatları sabit tuttuğu sürece Android cephesi de sıkışmış şekilde bekleyecek. İyi mi kötü mü tartışılır ama sektör şu anda tam olarak bu noktada duruyor. Yani aslında akıllı telefon fiyatlarının büyük çaplı artışı henüz başlamadı ama zemin hazırlandı. Görünmeyen zamlar depolama seçenekleri kampanya eksikliği ve aksesuar fiyatları üzerinden yavaş yavaş geliyor. Asıl fırtına ise Apple fiyat artırmaya karar verdiği gün kopacak. O ana kadar herkes nefesini tutmuş durumda. Ve evet kötü haber şu ki o gün mutlaka gelecek.